1. Uzmanlar
  2. Fatma İzel ŞAHİN KAYA
Uzman Psikolog Fatma İzel ŞAHİN KAYA Profil Fotoğrafı

Fatma İzel ŞAHİN KAYA

Uzman Psikolog

(*)(*)(*)(*)(*)
9 Yorum
Kişilerarası İletişim Problemleri
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Evlilik Öncesi Danışmanlık
Bağlanma Sorunları
Cinsel İsteksizlik
Çatışma Çözme Becerileri
Depresyon ve Mutsuzluk
Güven Kaybı / Aldatma / Aldatılma
İlişki / Evlilik Problemleri
Panik Atak
Stres / Kriz Yönetimi

Hakkında

Merhaba, Ben Uzman Psikolog & Aile Danışmanı Fatma İzel ŞAHİN KAYA. İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi psikoloji bölümünü yüksek onur öğrencisi olarak bitirdim. Lisans sürecimde anaokulu, lise ve çeşitli dernekler üzerinde gözlem ve staj yaptım. Tezli yüksek lisansımı Maltepe Üniversitesi'nde Gelişim Psikolojisi üzerine tamamladım. Çocukları değerlendirme sürecinde kullanılan objektif ve projektif testler eğitimlerini aldım ve tecrübelerini kazandım. Terapi de gerekliliğe göre eğitimlerini aldığım Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi, Enneagram, Masal Terapisi, Çocuk Resimleri Analizi, Çözüm Odaklı Terapi, Şema Terapisi ve Bilişsel Davranışçı Terapiyi uygulamaktayım. Aile ve çift danışmanlığı, bireysel terapi, çocuk ve ergen terapisinde online danışmanlık ve yüz yüze terapi hizmeti vermekteyim. Her bireyi özel olarak değerlendirmekte, kişilerin kendilerini fark etme, değişme ve gelişim süreçlerine eşlik etmekten memnuniyet duymaktayım. Sizler ile de görüşmek üzere.
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Danışmanlık/Terapi Süreci Hakkında

Terapi süresi ortalama 45 dakikadır. Bu süreç, danışan ile danışmanın beraber yol alma, danışanın değişim ve gelişim sürecin kapsamaktadır. Sağlık tek başına fiziksel iyi olma hali değil ruhsal iyi olma halidir ve bütün olarak ele alınmalıdır. İlk seans terapi gündeminin belirlenmesi, danışanın detaylı öyküsünün alınması ile gerçekleşir. Daha sonraki seansların ilerleyişi gereklilik durumuna göre uygulanacak olan ekolün anlatımı ve çeşitli tekniklerin kullanımı doğrultusunda ilerlemektedir. Her birey biricik olduğu için uygulanacak seans yapısı ve süresi de danışana göre değişmektedir.

ALANLAR:

  • Yetişkin Terapisi
  • Çocuk & Ergen Terapisi
  • Ebeveyn Danışmanlığı
  • Aile Danışmanlığı
  • Ebeveyn tutumları & Aile İçi Çatışmalar
  • İlişki & Evlilik Problemleri
  • Evlilik Öncesi Danışmanlık
  • Kişilerarası İlişkilerde Problemler
  • İş ve eğitim sorunları
  • Stres Yönetimi
  • Öfke Kontrol
  • Özgüven Problemi & Yeterlilik sorunları,
  • Bağlanma sorunları
  • Kaygı Bozuklukları
  • Panik Bozukluk
  • Kayıp/Yas/Ayrılık
  • Depresyon & Mutsuzluk
  • Çatışma Çözme Becerileri

Not 1: 18 yaşın altındaki danışanlar için ebeveyn onayı gerekmektedir.

Not 2: WISC-R (Wechsler Çocuklar İçin Zeka Ölçeği) Testi Ücretli olarak yapılmaktadır.

Not 3 : Seans içerisinde ücretsiz test ve envanterler uygulanmaktadır.

inst--- uzmanpsikologfatmaizelsahin

Kimse yalnız değildir. Her zaman sizi dinlemek için bekleyen birileri vardır...

Sevgilerle...

Çalışma Grupları

Ergen (12-18) Yetişkin (18-65) Çocuk (6-12) LGBT+ Çift & Partner

Terapi Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Eklektik Terapi Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi (SFBT) Bilişsel Davranışçı Aile Terapisi Çözüm Odaklı Aile Terapisi Yapısal Aile Terapisi Oyun Terapisi Şema Terapi Gottman Çift Terapisi

Eğitimler

İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi - Lisans - Psikoloji

Maltepe Üniversitesi - Yüksek Lisans - Psikoloji

Sertifikalar

Aile Danışmanlığı - Biruni Üniversitesi - 14.3.2021

Pedagojik Formasyon Sertifikası - Marmara Üniversitesi - 9.11.2020

Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi Eğitimi - Ayvansaray Üniversitesi - 19.9.2021

Masal Terapistliği Uygulayıcı Eğitimi - Biruni Üniversitesi - 5.5.2021

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi - Ayvansaray Üniversitesi - 24.3.2021

Çocuk İstismarı Tanı Ve Müdahale A Eğitimi - Ev Okulu Derneği - 10.10.2021

Diksiyon Eğitimi - İsmek - 9.12.2018

Stres Yönetimi - Rodos Eğitim - 25.12.2016

Etkili Sunum Tekniği Eğitimi - Rodos Eğitim - 25.12.2016

Çocuk Resmi Eğitimi - Ev Okulu Derneği - 20.4.2021

Enneagram Eğitimi - Ev Okulu Derneği - 26.9.2021

Çocuk Ve Ergenlerde Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitim - Ayvansaray Üniversitesi - 17.10.2021

Objektif Çocuk Değerlendirme Testleri Eğitimi - Ev Okulu Derneği - 30.9.2020

Yaratıcı Drama İle Akran Zorbalığı Eğitimi - Ev Okulu Derneği - 8.1.2022

Akıl Ve Zeka Oyunları Eğitimi - Ev Okulu Derneği - 22.6.2023

Son Blog Yazıları

Daha Sakin Bir Sen: Öfke Kontrolü Nedir, Belirtileri Nelerdir ve Neler Yapılmalıdır?

Öfke: Doğal Ama Yönetilmesi Gereken Bir DuyguÖfke, tıpkı mutluluk, üzüntü ya da korku gibi doğal bir duygudur. Ancak diğer duygulardan farkı; kontrol altına alınmadığında hem kişiye hem çevresine zarar verebilmesidir. Günlük yaşamda birçok insan, farkında olmadan öfkesinin kontrolünü kaybedebilir. Bu durum ilişkilerde çatışmalara, iş yerinde verimsizliğe ve psikolojik sağlığın bozulmasına yol açabilir. Özellikle yoğun iş temposu ve sosyal baskılar, öfke patlaması riskini artırır. Bu nedenle, öfke yönetimi teknikleri öğrenmek hem kişisel hem de sosyal yaşam kalitesini yükseltmek için kritik önem taşır.Peki, öfke kontrolü nedir?, belirtileri nelerdir ve daha sakin bir sen mümkün mü?Bu yazıda öfkenin ne olduğunu, nasıl ortaya çıktığını, hangi sinyalleri verdiğini ve onu sağlıklı yollarla nasıl yöneteceğinizi tüm yönleriyle ele alacağız.Öfke Kontrolü Nedir?Öfke kontrolü, bireyin sinirlendiği ya da öfkelendiği bir durumda verdiği tepkileri fark etmesi, anlamlandırması ve bu tepkileri uygun yollarla ifade edebilmesidir. Bu süreç, duygularla baş etme becerilerinin gelişmesini ve bireyin hem kendisine hem de çevresine zarar vermeyecek şekilde davranmasını sağlar. Ayrıca, duygusal zeka geliştirme ve stres yönetimi becerileri öfke kontrolünde oldukça etkilidir. Bu beceriler sayesinde, kişi duygu ve düşüncelerini daha sağlıklı şekilde ifade ederek çatışmaları en aza indirebilir.Öfkenin Belirtileri Nelerdir?Öfke sadece bir duygu değil, aynı zamanda fizyolojik ve davranışsal tepkilerle de kendini gösteren bir durumdur. İşte öfkenin başlıca belirtileri:Fiziksel Belirtiler:Kalp atışında hızlanmaNefes alışverişinde artışKaslarda gerginlikYüz kızarmasıTerlemeDavranışsal Belirtiler:Bağırmak, küfretmekEşyaları fırlatmak ya da kapıları çarpmakFiziksel şiddete eğilimSosyal ilişkilerde mesafe koymakSessiz kalma ya da pasif-agresif davranmakDuygusal Belirtiler:Kontrolsüz öfke patlamalarıSürekli huzursuzluk hissiDeğersizlik ya da anlaşılmama duygusuSuçluluk ve pişmanlıkÖfke Kontrolü Neden Önemlidir?Kontrolsüz öfke; aile içi ilişkilerde kırgınlıklar yaratabilir, iş hayatında performans düşüklüğüne yol açabilir ve fiziksel sağlık sorunlarını tetikleyebilir. Uzun süreli bastırılan ya da yanlış yönlendirilen öfke; depresyon, anksiyete ve psikosomatik hastalıklara neden olabilir. Günlük hayatta uygulanan gevşeme teknikleri ve nefes egzersizleri gibi yöntemler, öfkenin tetiklenmesini önlemeye yardımcı olur. Psikoloji alanında yapılan araştırmalar, öfke kontrolünü öğrenmenin, bireyin yaşam doyumunu artırdığını ve öz-farkındalık geliştirmeye katkı sağladığını göstermektedir.Öfke Kontrolü Nasıl Sağlanır?İşte “öfke kontrolü nasıl yapılır?” sorusuna yanıt olabilecek etkili yöntemlere aşağıda detaylıca bakabiliriz:Tetikleyicileri Tanıyın: Öfke genellikle belli olaylarla tetiklenir: haksızlık, görmezden gelinme, alay edilme ya da yoğun stres. Kendi tetikleyicilerinizi fark etmek, ilk adımı oluşturur. Örnek: “Trafikte sıkıştığımda ya da iş yerinde fikirlerim yok sayıldığında sinirleniyorum.”Zihinsel Mola Verin: Zihni sakinleştirmek için molalar vermek ve zihnin kendisini dinlemesine imkan tanımak önemlidir.Öfkenizi kontrol etmekte zorlandığınız anlarda kısa bir mola verin. Fiziksel ortamdan uzaklaşmak ve birkaç dakika yalnız kalmak, tepkinizi daha sağlıklı hale getirebilir.Derin Nefes ve Gevşeme Egzersizleri: Nefes almak sadece bedeni değil, zihni de rahatlatır. 4-7-8 nefes tekniği gibi basit tekniklerle öfke anında kendinizi regüle edebilirsiniz.“Sen” Dili Yerine “Ben” Dili Kullanmanın: Sen dili yerine ben dilini deneyerek dilinizi suçlayıcı dilden daha sakin bir dile yaklaştırabilirsiniz.İletişim sırasında suçlayıcı olmaktan kaçının. “Sen hep böylesin!” demek yerine, “Bu durumda kendimi değersiz hissediyorum” gibi ifadeler kullanmak çatışmaları azaltır.Fiziksel Aktiviteye Zaman Ayırın: Spor yapmak, biriken stresi boşaltmanın etkili bir yoludur. Düzenli egzersiz, endorfin salgısını artırarak ruh halini olumlu yönde etkiler ve sinir sistemini sakinleştirir. Günlük yürüyüşler, yoga veya tempolu egzersizler, sinir sistemini rahatlatır ve öfke kontrolünü kolaylaştırır.Profesyonel Destek Alın: Bireysel terapi, öfkenizin altında yatan duygu ve düşünceleri keşfetmenize yardımcı olur. Bir psikologla çalışmak, hem iç görü kazanmanızı hem de öfkeyle baş etme stratejileri geliştirmenizi sağlar. Öfke kontrolü terapisi ve psikolojik danışmanlık, uzun vadede kalıcı çözümler sunar.Daha Sakin Bir Sen Her Zaman Mümkün!Unutmayın, öfkenizi bastırmak değil, anlamak ve yönetmek sağlıklı olan yoldur. Kendinize karşı şefkatli ve sabırlı olun. Her insan zaman zaman öfkelenebilir; önemli olan bu duygunun sizi yönetmesine izin vermemektir. Duygusal zeka geliştirme, stres yönetimi ve öfke kontrolü egzersizleri ile “daha sakin bir sen” mümkündür. Bu süreç farkındalık, pratik ve istekle gelişir. Böylece hem kendinizle hem de çevrenizle daha uyumlu ilişkiler kurabilirsiniz.Öfke kontrolü, duygusal sağlığın ve ilişkilerinin kalitesi için kritik bir beceridir. Unutma, bu yolculukta destek almak, güçlü ve sağlıklı adımlar atmanı sağlar. Kendi iç dünyanı anlamak ve daha sakin bir hayat sürmek için hemen iletişime geçebilirsin. İstersen, seninle birlikte öfke yönetimi konusunda etkili yöntemleri deneyimleyelim ve daha huzurlu bir yaşam için birlikte çalışabiliriz.Eğer sen de öfke kontrolü konusunda zorlandığını düşünüyorsan, yalnız değilsin. Öfke duygusunu yönetmek bazen zorlayıcı olabilir ve bu süreçte profesyonel destek almak oldukça faydalıdır. psikologmerkezi.com üzerinden bana kolayca ulaşabilir, ücretsiz olarak sorularını iletebilir ve ihtiyaç duyarsan bireysel seanslar alabilirsin. Burada, öfkenin altında yatan sebepleri birlikte keşfedip, sana özel etkili baş etme stratejileri geliştirebiliriz.Seans almak için hazırsan başlayabiliriz.Kaynakça:Spielberger, C. D. (1999). State-Trait Anger Expression Inventory (STAXI). Psychological Assessment Resources.Novaco, R. W. (2000). Anger and psychopathology. In M. Lewis & J. M. Haviland-Jones (Eds.), Handbook of Emotions.American Psychological Association (APA). (2022). Controlling Anger Before It Controls You.Türk Psikologlar Derneği. (2023). Öfke ile Başa Çıkma Rehberi.Cognitive Behavioral Therapy for Anger Management – NHS UK (2021)

Romantizmin Sonu mu? Uzun Süreli İlişkilerde Heyecanı Korumak İçin 7 Kritik Adım!

Bir zamanlar tutkulu başlayan bir ilişkinin zamanla monotonlaştığını hissetmek birçok çiftin yaşadığı ortak bir deneyimdir. Peki, aşkın ilk günlerindeki heyecan gerçekten kaybolmak zorunda mı, yoksa onu yeniden canlandırmak mümkün mü? Uzun süreli ilişkilerde romantizmi canlı tutmanın yollarını keşfetmek için işte 7 kritik adım ve güncel diziler ile çeşitlendirilmiş örnekleri !1. Yenilikçi Olun ve Rutinleri Kırın : İlişkilerde monotonluk en büyük heyecan öldürücülerden biridir. Günlük rutinler, sürekli aynı aktiviteleri yapmak ve tahmin edilebilirlik, ilişkide duygusal bir durgunluğa yol açabilir. Bunun önüne geçmek için ilişki içerisinde yeni deneyimler keşfetmeye uygun bir alan oluşturmak kıymetlidir. Hiç gitmediğiniz bir yere seyahat edin, birlikte yeni lezzetler deneyin, farklı hobiler edinin veya sıradan bir akşamı beklenmedik bir sürprizle özel hale getirin. Yeni ve heyecan verici aktiviteler çiftler arasındaki bağı güçlendirmektedir. Örneğin, Emily in Paris dizisinde Emily ve Gabriel'in rutinlerinden sıyrılarak Paris'te spontane keşifler yapmaları, ilişkilerinde heyecanı artıran bir faktör olarak gösterilebilir.2. Fiziksel Teması İhmal Etmeyin : Romantizmin azalmasının en önemli nedenlerinden biri de ilişki içerisinde fiziksel temasın azalması durumudur. El ele tutuşmak, sarılmak,küçük dokunuşlar ve göz teması, partnerinizle olan bağınızı güçlendirir. Oksitosin hormonu fiziksel temas ile salgılandığı için yakın ilişkilerin heyecanını kaybetmemesi için fiziksel temas önemli bir kriterdir. Örneğin, Bridgerton dizisinde Daphne ve Simon'un dokunsal yakınlığı, aralarındaki tutkunun ve romantizmin güçlenmesine katkı sağlar.3. Kaliteli Zaman Geçirin :Birlikte geçirilen zamanın kalitesi, miktarından daha önemlidir. Telefonlarınızı bir kenara bırakın, televizyonu kapatın ve gerçekten birbirinize odaklanın, çünkü romantizmin azalma nedenlerinden biri ise geçirline zamanın kalitesini kaybetmesidir. Fiziksel olan aynı alanda olsak bile ruhsal olarak birbirimizden kopuk olduğumuz anlar ilişkilerin en büyük katilidir. John Gottman’ın çalışmalarına göre, çiftlerin düzenli olarak derinlemesine sohbetler yapması, birbiriyle zaman geçirmesi asıl olarak birbirlerini hayatlarına dahil etmesi uzun vadede ilişkileri güçlendirmektedir. This Is Us dizisinde de Jack ve Rebecca'nın birlikte kaliteli zaman geçirmeye verdiği önemle ilişkilerindeki derinliği korumalarına yardımcı olduğu görülmektedir.4. Duygusal Bağınızı Güçlendirin :Romantizmin kaybolmasının temel sebeplerinden biri, çiftlerin birbirlerine duygusal olarak uzaklaşmasıdır. Partnerinizin hislerine ve düşüncelerine gerçekten ilgi gösteriyor musunuz, onu gerçekten samimi şekilde dinliyor musunuz yoksa alışkanlık haline gelmiş bir ilişki içinde mi yaşıyorsunuz gibi mi hissediyorsunuz ?Modern Love dizisinde farklı bölümlerde işlenen derin duygusal bağlar, romantik ilişkilerin temel taşlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Derin duygusal bağın oluşması için partnerlerin birbirini aktif şekilde dinlemesi, bir önceki madde de bahsettiğim gibi hayatlarına dahil etmesi gerekmektedir.5. Küçük Jestlerle Büyük Etkiler Yaratın :Romantizmi canlı tutmanın en güzel yollarından biri, küçük ama anlamlı jestler yapmaktır. Sevgi gösterisi için pahalı, uzun uğraşlar sonucu oluşturulan, fazlasıyla planlı davranışlar kadar sabah kahvesini/çayını hazırlamak, küçük notlar bırakmak, beklenmedik bir şekilde sevdiğiniz bir şeyi paylaşmak gibi basit ama etkili davranışlar da ilişkinize sevgi ve şefkat katacak ve mutluluğunuzu arttıracaktır. Örneğin, How I Met Your Mother dizisinde Marshall'ın Lily'ye sürekli küçük jestlerle sevgisini göstermesi, ilişkilerinde romantizmin korunmasına yardımcı olur.6. Birbirinizin Bireysel Alanına Saygı Gösterin : Her ilişki iki bireyin birlikteliği üzerine kurulur. Ancak bazı çiftler zamanla birbirine fazla bağımlı hale gelebilir ve bu durum ilişkiyi boğucu bir hale getirebilir. Partnerinizin bireysel alanına ve ilgi alanlarına saygı göstermek, onun kişisel gelişimine destek olmak ilişkinizi daha sağlıklı bir seviyeye taşıyacaktır. Sağlıklı şekilde biz olmayı başarabilmek için öncelikle sağlıklı bir bene sahip olmamız gerektiği unutulmamalıdır.Yine bir dizi üzerinden örneklendirmek gerekirseThe Marvelous Mrs. Maisel dizisinde Midge'in kendi kariyerine odaklanması, kişisel alanın bir ilişkide nasıl önemli olduğunu gösteren güzel bir örnektir.7. Ortak Hedefler Belirleyin :İlişkilerde heyecanın kaybolmasının bir diğer sebebi, çiftlerin zamanla ortak bir amaç etrafında birleşememesidir. Gelecek planlarınız var mı? Beraber bir hedefe yönelmek, sizi bir ekip olarak daha güçlü kılar. Uzun vadeli ortak hedefler belirleyen çiftlerin, ilişkilerinde daha fazla tatmin yaşadığı araştırmalarla kanıtlanmıştır. Örneğin, Parks and Recreation dizisinde Leslie ve Ben’in ortak projeler ve hedefler doğrultusunda birlikte çalışmaları, ilişkilerini güçlü tutmalarına yardımcı olur.Sonuç: Romantizm Yeniden Canlandırılabilir mi?Evet, romantizm kaybolmak zorunda değil! Ancak onu canlı tutmak için çaba göstermek gerekiyor. Uzun süreli bir ilişkiyi yürütmek, tıpkı bir bahçeye bakmak gibidir. Sulamazsanız, ilgilenmezseniz solmaya başlar. Ancak doğru adımları atarak, heyecanı ve sevgiyi her zaman canlı tutabilirsiniz.Partnerinizle ilişkinize dışarıdan bir gözle bakarak, bu 7 adımı uygulamaya başlamak için bugün güzel bir fırsat olabilir. Unutmayın, romantizm sadece büyük jestlerden değil, günlük hayatta gösterilen küçük ama anlamlı çabalardan beslenir!Sizler de ilişkinizi canlı tutmakla ilgili zorlandığınızı ya da ilişkinizin monotonlaşmaya başladığını düşünüyor ve bu konuda profesyonel bir destek almayı düşünüyorsanız bana ulaşabilirsiniz. Randevu takviminden istediğiniz zaman seans alabilir ya da soru sorabilirsiniz.Sevgilerle,UZMAN PSİKOLOG VE AİLE DANIŞMANI FATMA İZEL ŞAHİN KAYAKaynakça:Aron, A., Norman, C. C., Aron, E. N., & McKenna, C. (2000). "Couples' shared participation in novel and arousing activities and experienced relationship quality." Journal of Personality and Social Psychology.Feldman, R., et al. (2014). "The Role of Oxytocin in Romantic Relationships." Journal of Social Neuroscience.Gottman, J. (1999). "The Seven Principles for Making Marriage Work." Harmony Books.Reis, H. T., & Aron, A. (2008). "Love and intimacy: Their role in close relationships." Handbook of Relationship Science.Bu yazıda yapay zeka desteği kullanılmıştır.

Adresi

Mecidiyeköy, Mecidiyeköy Yolu Cd. No:5/19, 34387 Şişli/İstanbul, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

yaptıktan sonra uzman hakkında yorum bildirebilirsiniz.
Bazen sadece başlamak yeterli gelir..
(*)(*)(*)(*)(*)
Bet - 7 ay önce

Sadece resmini görüp yorumları okuyarak yıllardır ertelediğim duygumun başlamasın vesile oldu enerjisi o kadar yüksek ki seansta kendimi su gibi anlatır buldum. Ki herkesle konuşabilen benim gibi ketum biri için bu adım çok büyük! Daha il seansımda güzel yol kattedeceğimizin inancını hissettirdi iyi ki cesaretlendim ve tanıdım kendisini bence sizde yapabilirsiniz!!

İlk ve güzel bir seans
(*)(*)(*)(*)(*)
Cim - 9 ay önce

İlk seansım ve sadece bir kaç cümlem ile beni anlayabildiğini düşündüğüm bir kişi oldu. Çok teşekkür ederim.

(*)(*)(*)(*)(*)
B... K... - 10 ay önce

Bugün ilk seansı gerçekleştirdik. İzel hanım gerçekten dinlediğini size hissettiriyor. Ve sizi tanımak adına çaba gösteriyor. Seanstan sonra iyi hissettiğimi farkettim ve ilk seanstan ne üzerine yoğunlaşmamız gerektiğinde de hemfikir olduk. Benim gibi bu site üzerinden yorumları okuyarak ilerliyorsanız İzel hanımla bir görüşme yapmanızı öneririm.

Toplam 9 yorum.

Soru - Cevap

yaptıktan sonra uzmana ücretsiz soru sorabilirsiniz.

Bilgi

KullanıcıE... Ö... - 20 gün önce
Merhaba hocam. Benim yazma nedenim, cinsel terapi alanında danışmak istediğim bir konu vardı. Aşırı cinsel istek ve sık şekilde mastürbasyon yapmak bi sorun mudur veyahut normal midir acaba?

Takinti

KullanıcıN... H... - 21 gün önce
Merhaba, yurtdisinda yasiyorum ve sorum olacakti, mesela bir ozelligimizi gorunce insanlar onu ulkeye gore etiketler mesela a kisisi boyledir ( b ) diyelim, ama bu b ozelligi bulundugu icin illa a demek degildir degil mi ? Mesela fransizlar kabadir gii sterotipler ama her kaba insan fransiz degldir sonucuyla mi eslesir?

Cumaya kadar vaktim var

KullanıcıVaye - 36 gün önce
Merhaba. 27 yaşında kaygılı bağlanma eğilimli bir kadınım. Partnerim 29 yaşında kaçıngan bağlanma eğilimli biri. Yaklaşık 3 aydır beraberiz, öncesinde de konuştuğumuz bir dönemimiz olmuştu. Daha önce bir ghosting yaşadım. Sonra tekrar bir şeyler yaşandı ve konuşmaya başladık. Başlarda her şey normal ve yolunda ilerliyordu. Ciddi ilişki yolunda ilerleyen iki insanız, ilişkimizi evliliğe taşımak amacıyla tekrar deniyoruz. Partnerim ilişkimizin 1/1.5. Ayında bana aileme söylememi istedi ve annelerimizin tanışmasını söyledi. Bende anneme söyledim. Yani evlenme niyeti olan bir insan demek istediğim. Ancak partnerimle son zamanlarda sorunlar yaşıyoruz. Ben sürekli ilgisiz sevgisiz hissediyorum. Sevgisinden emin olamıyorum. İlişkimizde her gün mesajlaşırız, ancak aktif anlık bir mesajlaşma değil. Kim mesajı ne zaman görürse şeklinde. İki üç günde bir de görüşürüz. Genelde görüşme teklifi ondan gelir. Başlarda mesaja cevap verme süreleri daha kısayken, şuan bazı zamanlar 4 saati bulduğu oluyor. Ve sıkça yaşanıyor. Daha önce gün sonu eve geldiğimiz zaman yarım saat falan online olarak konuşurduk ve bunu talep ettiğimi biliyor. Şuan yaklaşık 1 aydır bunu yapmıyoruz, ben talep etmeyi bıraktım, talep ettiğimde de etkisi olmadı. Bunları düzgün ve suçlayıcı olmadan talep etmeme rağmen taleplerim görünmüyor. Örneğin beni eve bıraktıktan 15-20 dakika sonra yazan adam, 45 dk 1 saat sonra yazmaya başladı. Bunu da dile getirdim çok geç yazmazsan sevinirim dedim ama adam yine 40 dakika sonra yazdı. Kaçıngan olduğunu biliyorum ve bunu konuştuk, o da farkında kendisinin. Ciddi ilişkide zorlandığını, sürdürmek için çabaladığını söylüyor. İlişkimizin en başından beri ailesi görüştüğümüzü biliyor, destekliyor. ailesinden evli kuzeni, ben, kendisi, evli bir çift arkadaşımız daha olacak şekilde görüşme planlıyor, çift olarak aynı ortamda bulunuyoruz ailesinden insanlarla. Kendisi benim ona mantıklı geldiğimi söylüyor. Sevdiğini de söylüyor. Eğer oranlayacak olursak %60 mantık %40 sevgim var diyor. Seni sevmesem çabalamam bile, sorunları çözmek için yüzyüze konuşmaya gelmem bile diyor.(konuşmayı ben talep ediyorum çözmek için). Ara ara emin değilim bilmiyorum yapamıyorum zorlanıyorum gibi söylemleri oluyor. Sevgi sözcükleri kullanımı çok az. Daha önce de nişanlanmış ve bozmuşlar. Sebeplerini tam bilmiyorum. Korktuğunu çekincelerinin olduğunu söylüyor. Son olarak şöyle bir şey yaşadık. Uykumun kaçtığı bir gece eve 2 gibi geldi, bende uyuma mesajlaşalım dedim. O akşamda beraber arkadaşlarımızda yemekteydik çift olarak. Eve 2 gibi geldi beni 23.30 gibi evime bırakmasına rağmen. Bende uyumamasını istediğimde bütün akşam beraberdik sinirlenme falan dedi tatlı tatlı kendince. Bende ben uyuyamıyorum sen uyuyacak mısın yani ayrıca beraberdikte naptık bi paylaşımda mı bulunduk bir şey mi konuştuk falan yazdım. Mesajımı görmeden uyudu. Gördüğüne eminim. Ertesi gün günaydın yazdı ben öğleden sonra cevap verdim, cevap vermek istemediğim için. Ancak kayboldu ve mesajlarımı görmez, aramalarımı açmaz oldu. Bi şekilde ulaştım ve yüzyüze görüşmeye çağırdım. Geldi. Benimle ilgili problem olmadığını, ciddi ilişki yapamadığını. Kaçmak istediğini söyledi. Tam bir kaçıngan erkek profili. Benim çok tahammüllü olduğumu, ona karşı iyi davrandığımı söyledi. Bir sürü şey konuştuk aslında. Sana cevap vermedim çünkü yanlış bi karar vermek istemiyorum, seni seviyorum sana değer veriyorum dedi. Bitirmek istiyor musun bu ilişkiyi dedim. Bitirmek istemiyorum dedi. Devam etmek istiyor musun dedim. İstiyorum ama yapamıyorum falan dedi. Ben bu şekilde devam etmeyeceğimi, bana bir karar vermesini söyledim. Sen karar ver diye bana attı topu ama hayır sen karar vereceksin dedim. Eğer devam etmek istiyorsan ben çaba görmek istiyorum, emek istiyorum dedim. İlişkimizin başındaki gibi yani dimi dedi. Evet dedim. Bana 2 gün süre ver dedi. Şuan iki karar da sağlıklı olmayacak dedi. Düşüneceğim düşünmeye zorlayacağım kendimi dedi. Normalde düşünmüyor, düşünmekten bile kaçıyor. Bu arada şöyle bi konuşmamız geçti. Bana dedi ki sana olan sevgim yeteri kadar çok mu emin değilim, yani şuan sana evlilik teklifi edecek kadar, ya da nişan yüzüğü takacak nişanlanacak kadar seviyor muyum emin değilim dedi. İlişkimizde eksik bi şey var gibi geliyor demişti konuşmanın öncesinde. Bu konuşmada da belki de eksik olan budur dedi. Beni yeterli seviyede sevmiyor yani. Ve kendisi şunu da söyledi, bana kötü davranan soğuk davranan insanlara çekiliyorum, bunun yanlış olduğunu biliyorum, ama kaçan kovalanır mantığında davranıyorum. Bana soğuk davranan, beni istemeyen birinin peşinden koşuyorum mesela falan dedi. Yine devam edersen ve ben bi zaman sonra yine yapamağım gibi hissedersem diye korkuyorum falan diyor. Cuma günü görüşeceğiz. Bu konuşmadan sonra bende aşırı derecede kararsız kaldım. Ne yapmam gerekiyor bilmiyorum. Sevgim var ama yanlış mı yapıyorum acaba diyorum. Bu adam beni kaybetmemek için bu yola devam etmek istese bile bu acaba doğru mu, ileride zorlanır mıyım. Tekrar tekrar yaşanır mı, üstesinden gelebilir miyiz, normal sağlıklı bi ilişkiye dönebilir miyiz bilmiyorum. Kaçıngan erkeklerde evlenince normale dönen örnekler var mı? Sağlıklı bağlanma yaşayabiliyorlar mı yoksa ben hayatım boyunca gelgitli bi sevginin, içimdeki sevgiyi istediğim gibi gösteremediğim ve göremediğim bir adamın yanında mı olacağım. Ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum. Bu konuda yardım, destek ve fikirlerinize ihtiyacım var. Bu arada ikimizde terapiye açığız. Terapi almalısın dedim evet farkındayım dedi o da. Şuan bunu yapar mı bilmiyorum tabi ama terapi olmadan üstesinden gelmek pek mümkün değil kendi açısından. Konuyu dağıtmayayım. Fikirlerinizi, tavsiyelerinizi bekliyorum. Teşekkür ediyorum.

Toplam 168 soru.